Büyüme Aşamaları Etkileyen Faktörler Nelerdir?

  • 0 comments
büyüme-aşamaları

Büyüme Aşamaları Açısından Gelişimi Etkileyen Faktörler

Doğum öncesi dönemde annenin içinde bulunduğu şartlar ve bu şartların yarattığı durumlar, fetüsü, yeni doğanı ve onun gelişimini etkilemektedir.

  • Hastalıklar

Hamileyken geçirilen hastalıklar, embriyo gelişimini etkiler. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, şişmanlık gibi metabolizma hastalıkları annenin düşük yapmasına sebep olabilir. Virüslere bağlı hastalıklar zekâ geriliği veya kalp hastalığı olan bebek doğumlarına sebep olabilir.

  • Kimyasal İlaçlar ve Çevre Kirliliği

Hamilelik sırasında doktora danışılmadan kullanılan ilaçlar fetüste anomalilere veya erken doğuma sebep olabilir. En olumsuz kimyasal olan nikotin, gebeliği sırasında sigara içen annelerin bebeklerinde düşük doğum ağırlığı ve erken doğuma sebep olur.

Büyüme Aşamaları Açısından Beslenme

Hamilelik sırasında kötü ve dengesiz beslenme, fetüsü olumsuz etkiler. Olumsuz beslenme koşullarına bağlı olarak, fetüsün organ büyümesinde geri dönüşü olmayan hasarlar meydana gelebilir.

– Stres

Hamilelikte stres, fetüste damak ve dudak gelişimini olumsuz etkileyebilir. Yoğun stresli hamilelik sonrasında, düşük kilolu, sinirli ve sindirim sorunları olan bebeklerin doğma olasılığı yüksektir.

Büyüme Aşamaları Açısından Doğum Öncesi Dönemde Fiziksel Gelişim

  1. Dölüt: Ovum ve sperm birleşmesinden itibaren 2 hafta süresince döllenmiş hücrede çok hızlı çoğalma ve değişiklikler olur. Döllenmenin yaklaşık 10. günü dölüt rahim duvarına yapıştığında büyüklüğü toplu iğne başı kadardır.
  2. Embriyo: Haftanın sonundan 8. haftanın sonuna kadar devam eder. Beden yapısı kısmen tamamlanmıştır ve ortalama 41 mm’dir. Kol ve bacaklar belirgin, iskelet sistemi görülebilir.
  3. Fetüs: Ayın başından doğuma kadar süren dönemdir. Genel büyüme ve sistemlerin zenginleşmesi ile geçer. Sinir uçları kalınlaşır ve myelin ile kaplanır. 7. aydan itibaren fizyolojik mekanizmaları dış hayata uyum için yeterli gelişimi sağlamış olur.

Büyüme Aşamaları Açısından Fiziksel Gelişim

Çocuk psikolojisi kapsamında doğum sonrası dönem, doğumdan ergenliğin sonuna kadar olan süreyi kapsar. Gelişim psikolojisi ise, doğumdan ölüme kadar insanı biyolojik, bilişsel ve sosyal süreçlerde inceleyen bilim dalıdır.

Yeni Doğan Bebek (0-4 hafta)

buyume-asamalariFiziksel olarak yüzü yuvarlak, başı geniş ve burnu basıktır. Baş diğer organlara göre daha büyüktür. Baş gelişimi oldukça hızlıdır; 5-6 yaşlarında yetişkin insan baş çevresine yakındır. Yaklaşık 3250-3500 gr. ağırlığında doğan bebek, yaklaşık 48-53 cm boyundadır. Doğuşta 270 adet olan kemikler, ergenlikte 350 adet, gelişmiş iskelette ise 206 adettir. Ağırlık artışı 2 yaş sonuna doğru yavaş yavaş azalır. 5-6 yaşlarında kilo artışında hızlanma görülür.

Boy uzaması en hızlı olarak doğumla 4 yaş arasında gerçekleşir. Kızlarda büyüme hızındaki artış daha önce başlasa da, büyüme sonunda erkekler daha uzun ve ağır olmaktadır. 6. ayda beliren süt dişleri, 7 yaşında yerlerini kalıcı dişlere bırakırlar. Kalıcı dişler 12-13 yaşlarında tamamlanır. Doğumda en gelişmiş duyu organımız kulaktır. Tat alma duyusu ise ilk günlerden itibaren işlevini gerçekleştirir. Farklı kokuların tanınması ise 4 ve 5. aydan sonra gerçekleşir. Dokunma duyusu doğumla işlev gösterir. Görme keskinliği ise 7-8 yaşlarında erişkin düzeye yaklaşır.

Büyüme Aşamaları Etkileyen Faktörler

Bir sınıftaki çocukların birbirlerinden farklı boy, yapı ve fizyonomileri vardır. Bu farklılıklara sebep olanlar kalıtım, çevre ve hastalıklardır. Anne babadan alınan ve soya özgü olan özellikler genler vasıtasıyla kromozomlarda yer alır. Çocuğun potansiyel gelişmesi ile birlikte, proteince zengin, dengeli beslenmesi de nihai uzunluğa ulaşması açısından önemlidir. Uygun olmayan psikososyal çevre, büyümeyi olumsuz etkileyebilir.

Motor Gelişim

Çocuğun hareket sistemiyle ilgili olan motor gelişim, sinir sisteminin olgunlaşması ile ilgilidir. Organik açıdan uygunluk sağlandığında, motor faaliyetlerde ilerleme ve gelişme gözlenir. Motor gelişim becerileri baştan ayağa ve merkezden dışarı gelişir. Örneğin, oturmadan önce baş ve boyun kontrolü gerçekleşir.

Yeni doğan bebeklerin ilk hareketlerini oluşturan refleksler kısa sürelidir. Bu refleks davranışına korteksin katkısı yoktur. Sinir siteminde myelinizasyon olmadığı dönemde davranış çeşitliliği yaratmaktadır. McGraw (1943) bu reflekslerin korteks alt seviyesindeki yapılar tarafından güdüldüğünü belirtmiştir.

Büyüme Aşamaları Refleks Gelişimi

Yeni doğan bebeklerde gözlenen ağlama, emme, yutma, nefes alıp verme gibi refleksler dışında gözlenen diğer refleksler şunlardır:

Palmar Refleks: Bebekler avuç içlerine dokunulunca ilk 4-6 süresince avuçlarını kapatıp, sıkarlar.
Plantar Refleks: Bebeğin ayak tabanı sert cisimle uyarıldığında, ayak parmakları yelpaze gibi dışarı açılır.
Moro Refleksi: Bebeğin sırtına vurulduğunda, kolları öne yana doğru açılır; sonra birisini kucaklıyormuş gibi kendi göğsünde kucaklaşır.
Yüzme Refleksi: Yeni doğan bebek karın üstü yattığında, bedeninde karakteristik yüzme hareketi gözlenir.
Adım Atma Refleksi: Sekizinci haftada yok olan bu refleks, koltuk altından tutulan bebeğin havada adım atmasıdır.
Tonik Boyun Refleksi: Yeni doğan bebeklerdeki seri asimetrik davranışları içerir. Gesell tarafından ilk olarak değerlendirilen bu refleks, 20. haftada kaybolur.

Büyüme Aşamaları Yürüme Gelişimi

13. aydan itibaren çocuklarda sitemli davranışlar baskın hal alır. Sinir sitemi olgunlaşmaktadır ve bu durum çocuğun yürümeye başlaması ile gözlenir. Yürümenin 14 aşamalı bir süreç olduğu tanımlanmıştır ( Ames 1937, Veitmes 1940, Gesell, Shirley 1931 ve McGraw 1941).

Bebek önce kollarının yardımıyla sürünerek ilerler. Daha sonraki aşamada bebeğin kolları ve ayak hareketleri birlikte eş güdümlü hareket ederek, emekleme aşaması gelir. Birinci aşamada kollarından aldığı destekle, ikinci aşamada diz ve ayak desteği ile ilerler. Kontrollü hareketler, büyük kas gelişimine bağlıdır. İlk aylarda boyun kontrolü ile yattığı yerden başını kaldırır. 3-4 ay civarında bebek destekle 1-2 dakika oturabilir. 6. aydan itibaren önce destekle, sonra desteksiz oturma eylemi gerçekleşir.

Emekleme 7. aydan itibaren gözlenir. 10. ayda elleri ve dizleri üstünde istediği şekilde emekleme başlamıştır. İlk önce eşyalara tutunarak başlayan yürüme eylemi, yaklaşık 13. ayda gözlenir. 18. ay civarında çocuk kendi başına merdivenleri çıkabilmeyi başarır. Küçük kas gelişimi el manipülasyonu ve parmak gelişimi ile elin yakalama, kavrama yeteneğini içerir.

El Tercihi

Küçük kas gelişimi sonunda, bazı çocuklar sağ, bazıları ise sol elini kullanmayı tercih ederler. Toplum genelinde bu oranın %93 sağ elini kullanmayı tercih edenler ve %7 oranında sol elini kullanmayı tercih edenler bulunmaktadır.

Gesell ve Ames (1947), çocukların istikrarlı el tercihi yapmalarının 2 yaşına kadar uzandığını belirtmişlerdir. Bu tercihin kalıcı olarak yerleşmesinin ise 8 yaş civarında olduğunu vurgulamışlardır.

Sağ elini kullanan kişide yarım kürelerin görev dağılımları şu şekildedir:
a) Sağ Yarım Küre: basit kelimeler kullanma, sözsüz işaret kullanma, basit matematik işlemleri, duygusallık
b) Sol Yarım Küre: Sözel içerikli fikirler, soyut kavramlar, zor matematik işlemleri, problem çözme

Share Social