Çocuklar, 17. yüzyıldan itibaren gelecek kaygısının odak noktası oldu

  • 0 comments

Modern toplumlarda çocuk, kendisini vaat ve umut ışığı olarak gören yetişkinlerin geleceğe ilişkin kaygılarının odak noktası olarak görülmektedir.

Çocukluğun önemsiz bir geçiş dönemi olarak görüldüğü dönem 17. yüzyıldan itibaren yavaş yavaş geride kalmaya başladı. Modern dönemde artık her aile, çocuklarının portresini bulundurmaya başlamıştı. Fotoğrafın çıkışıyla birlikte bu alışkanlık daha da perçinlenmiş ve çocuk merkezciliğe varan bir dönüşüm ortaya çıkmıştı.

Söz konusu bu dönüşümün en fazla yaşandığı alanlardan biri de şüphesiz ki eğitimdi. Toplum, kendini, geçmişe ve geleneklere duyulan saygıya göre değil, bir şeyler bekleyebileceği geleceğe göre belirlemeye başladıkça, gelişim süreci daha çok önem kazanmıştır. Güzel bir gelecek için, en iyi başarı şansıyla karşılaşılacak şekilde çocukların donatılması bu dönemde amaç halini almıştır.

Böylece çocuk, yetişkinler toplumunun umutlarını, düşlerini ve aynı zaman da yoksunluklarıyla kaygılarını beslemeye başlamıştır. Oluşum halindeki yeni çocuk imajı, kendi oluşum amaçlarının ve araçlarının sorunsallaştırmasıyla gelişmiş ve eğitim modern toplumların sonsuz görevi haline gelmiştir. Öte yandan çocuk, söz konusu bu değişimle birlikte yetişkinler dünyasına geçmeyi de en kısa zamanda öğrenmek ve uygulamayı başarmak zorunda kalmıştır.

Share Social