Kardeş Kıskançlığı

  • 0 comments

Kardeşlerin Kıskançlığı

Anne babaları çoğu zaman çaresiz bırakan konulardan biridir kardeş kıskançlığı .’’Çok da dikkatli davrandık, ona da yeterli zaman ayırdık, isteklerini yerine getirdik yine de kardeşine kötü davranıyor.’’Dediğinizi duyuyor gibiyim. Her ailede kardeş kıskançlığı yaşanır fakat bazı ailelerde bu ciddi sıkıntılara sebep olmaktadır.NEDEN HER AİLEDE FARKLI DERECELERDE YAŞANIR?

Kardeş kıskançlığı İnsanın doğasında getirdiği özelliklerden biridir,

Yeni bir kardeş, bir çocuk için kabullenmesi gerçekten çok zor olan bir durumdur. Çocuğun yeni kardeşi kabullenebilmesini çocuğun yaşına, ailenin çocuğa yaklaşımına ve çocuğun kişilik özelliklerine gibi birçok faktör etkilemektedir. Kardeş kıskançlığını tamamen önlemenin maalesef bir reçetesi yok. Zaten kardeşlerin bu kıskançlığı bir derece yaşaması doğal ve sağlıklıdır. Burada önemli olan kıskançlık derecesi ve çocukların birbirlerine karşı olan olumsuz davranışlarıdır. Bu dengeyi sağlamak için bilinçli davranarak çocuğunuzun kardeşine karşı tutumunu daha ılımlı hale getirebilirsiniz. Çocukların yaşına ve kişilik özelliklerine göre yeni bir kardeşe alışması ve onu kabullenmesi farklılık gösterebilir. Çocuğun bu dönemi daha az sancılı geçirmesi ve kabullenmesini kolaylaştırmak için çeşitli önlemler alınabilir. Bebek gelmeden bazı şeyleri çözmek daha kolaydır. Bebek geldikten ve kardeş kıskançlığının derecesi arttıktan sonra çocuğun bunu kabullenmesini sağlamak daha zahmetli ve uzun bir süreç ister. Önceden destek alınması çocuğun bu zorlu süreci daha az sancılı geçirmesini ve çocuğun kardeşine karşı davranışları da olumlu olmasını sağlayacaktır.

 

Şimdi yeni bir kardeş gelmeden önce ve sonra anne babalar neler yapabilir birkaç genel öneride bulunmak istiyorum:

Çocuğun hayatında fazla değişiklik yaratmayın!

Aileye yeni bir bebek dahil olduğunda, anne ve baba ilk çocuğuna eskiden nasıl bir hayat sunuyorsa aynısını sunmaya çalışmalıdır. Yani anne baba ve ilk çocuk birlikte hafta sonu gezilerine devam etmeli, bebek yanlarında olmadan baş başa zaman geçirebilmeli ve hayatında daha az değişiklik yaratılmalıdırlar. Örneğin bebeğin gelişiyle odasına kaybetmek zorunda kalması, annesiyle yatıyorsa (anne babayla yatmak doğru değil) bebek artık bizim odamızda yatacak demeniz, bebek gelir gelmez çocuğu evden uzaklaştırarak anaokuluna vermek, bir süreliğine bir yere göndermek bütün bunlar çocuğun hayatında köklü değişikliklere yol açar.

Yapılacak değişiklikleri bebek doğmadan önce yapın!

Eğer bebeğinin gelişiyle mecburi yapmanız gereken değişiklikler varsa mutlaka bebek gelmeden çok önce yapın ve çocuğun buna alışmasına fırsat verin. Örneğin bebek gelince çocuğun odasını değiştirmek zorundaysanız bebek gelmeden mümkünse 4-5 ay önce çocuğu ikna ederek ve yeni odasını kendi düzenlemesine izin vererek çocuğu yeni odasına taşıyın. Eğer sağlıksız olmasına rağmen çocuk sizin odanızda yatıyor veya siz onun odasında yatıyorsanız mutlaka bu alışkanlıktan vazgeçirmek için bir pedagogdan bebek doğmadan önce yardım alın ve çocuğun kendi başına özgürce yatmasını sağlayın. Bebeğin gelişiyle bunu başarmanız çok zor olacaktır. Çocuk için bu travmatik olabilir. Bebek geliyor ve o ikinci plana itiliyor. Bu durumda çocuk, annem babam artık beni sevmiyor, diye düşünebilir. Bu değişiklikler önceden yapılırsa etkili olabilir. Örneğin anaokuluna bebek doğmadan gönderilirse çocuk kendini dışlanmış hissetmez.

Doğum öncesi bebeğin gelişini doğru bir dilde açıklayın!

Çocuğunuzun yaşı küçükse, doğum öncesi bunu anlaması biraz daha zor olabilir çünkü bu yaşta çocukların soyut düşünme yetenekleri gelişmemiştir. Bu nedenle küçük çocuklarda doğum sonrası süreçte ailenin davranışları daha önemli olur. Küçük yaştaki çocuklarda bunu hikaye ile anlatarak açıklayabilirsiniz. Hikayelerin içeriği; aile sevgisi, kardeş sevgisi, yeni bir kardeşin gelişi olabilir. Bu hikayelerde yeni bir kardeşin gelişinin çok güzel bir şey olduğu mesajını verin ve hikayenin konusuna verdiği tepkiye göre sorular sorarak, hikayedeki çocukla empati kurmasını ve kardeşini sevmesini öğretin. Kardeşi olan çocuk hikayede bir kahraman olacaktır ve o da kendini kardeşi olacağı için bir kahraman gibi hissedecektir. Anlatacağınız hikayede yeni bir kardeş gelince, hayatında onun hoşuna gidecek değişikliklerden bahsedin. Mesela; kardeşin olunca evde canın sıkılmayacak ve o biraz büyünce onunla oynayabileceksin. Bütün mesele kardeşin gelişinin onun için iyi bir şey olduğu mesajını verebilmeniz. Doğum zamanına 2 hafta kala, çocuğunuzun yaşına göre yeni bir kardeşin gelişini biyolojik olarak açıklayan; doğum sonrası bebeğin ne büyüklükte olacağını, bakım ihtiyaçlarını ve kardeşine yardım eden çocuğu anlatan bir hikaye kitabını bulmanız ya da bir uzmandan yardım alarak resimlemeniz gerekebilir. Bu, bebeğin doğumunu, kardeşinin ne büyüklükte olabileceğini, neler yapabileceğini öğrenmesine ve böylece çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar. Bu hikayeleri anlatırken ve çocuk resimlere bakarken mutlaka kendisinden bir şey katın. Mesela; hikayede anne bebeğin bezini değiştiriyor, diğer kardeşi ise ıslak mendili annesine veriyor, kardeşine yardım etmek için ıslak mendili tutuyordur. Bu resme bakarken, sen de kardeşine böyle yardım edebilirsin …” gibi sözlerle yeni bir sorumluluk alacağını ve kardeşine yardım ettiği için onla gurur duyacağınız mesajını verebilirsiniz.

Eğer çocuğun yaşı büyükse hikaye yerine; kardeş gelince neler olacak, o kardeşi için neler yapabilir bunu uygun dille anlatabilirsiniz.

Yaşı küçük olsun, büyük olsun kardeş için yapılan hazırlıklarda onun da fikrini alın. Mesela kardeşinin odasını hangi renk boyayalım, hangi mobilyayı alalım gibi konularda fikrini sorun. Kardeşi için bir şey alırken, mutlaka onun için de bir hediye alın.

Çocuğunuzu bebeğin doğduğu ilk aylar ilgisiz bırakmayın!

Doğum anı ve sonrası ilk haftalar annenin yanında bir yardımcı olmalıdır. Bu yardımcı baba, teyze, hala, arkadaş, ya da oyun ablası olabilir. Anne bebekle ilgilenirken, oyun ablası da çocukla birebir ilgilenip, dikkatini başka yerlere vererek, çocuğun yeni bir kardeşin varlığına alışmasını kolaylaştırabilir. Doğumdan sonra anne bitkin olacaktır ve bebek bakıma muhtaç olduğu için çocukla ilgilenemeyecektir. Bu da çocuğa artık seni sevmiyoruz, seninle ilgilenmiyoruz, sen bizim için daha az önemlisinin mesajını verir. Bu nedenle anne bebeğin bakımını yaparken, baba çocuğa özel ilgi göstermeli ve onu sevdiği yerlere götürmelidir. Babanın zamanı yoksa hala, teyze ya da oyun ablası çocuğun ilgisiz kalınmasını önleyebilir. Anne ise bebek uyurken çocukla zaman geçirmeli, kucağına almalı, sevmeli, onu ne kadar çok sevdiğini sözlü ve davranışlarıyla göstermelidir.

Kardeşine yardım etmesi için fırsatlar yaratın ve kendi bebekliğinden bahsedin!

Öncelikle bebeğin özelliklerinden bahsedin. Geçmişte onunda böyle bir bebek olduğunu, neler yapabildiğini, neler yapamadığından bahsedin ve ona bebeklik resimlerini gösterin. Küçük bebeklerin bakıma muhtaç olduğunu, konuşamadığını, isteklerini ağlayarak gösterdiğini anlatın. Bakıma muhtaç olduğu için bakımında onun da yardım edebileceğini söyleyin. Örneğin; “bebek uyanmış mı bir bakar mısın?” gibi onun yapabileceği basit görevler verin. Sonra bu görevi yaptığı için onu taktir edin ve gurur duymasını sağlayın. Kıskançlığı Tetikleyen Şakalar Yapmayın! “Kardeşini senden daha çok seviyorum” “o senden daha akıllı, beni dinliyor” gibi kıskançlığı tetikleyecek şakalar kesinlikle yapılmamalıdır. Bu kendini ikinci plana itilmiş hisseden çocuğun yanılmadığını gösterir.

Çocuğunuzu şımartmayın!

Anne baba olarak kendinizi yeni bir bebek dünyaya geldiği için kızım/oğlum kendini kötü hissedecek diye üzülmeyin. Bazen anne babalar çocuğa gösterilmesi gereken ilgi abartılabiliyor. Çocuğun her istediği yapılıyor, hediyelere boğuluyor, disiplin edilemiyor ve hiçbir şeyden mutlu olmayan, doyumsuz bir çocuk olarak büyüyor. Bu şekilde yaklaşarak çocuğa verilen mesaj , sana bir kardeş yaptığımız için çok suçluyuz ve vicdan azabı duyuyoruz. Bunu dindirmek içinde her istediğini yapabiliriz” oluyor. Öncelikle kardeş yaptığınız için suçlu değilsiniz. Bu olması gereken doğal bir süreçtir. Çocuk bunu kabullenmek zorundadır. Bazı çocuklar çabuk kabullenir bazı çocuklar zor kabullenebilir. Fakat anne babanın yanlış yaklaşımı ve bebeğin geldiği dönemin çocuk açısından hassas bir zamansa bunu kabullenmek daha zorlaşabilir. Bu konuda kendinizi kötü hissetmemelisiniz. Siz çocuğa bir kardeş doğurduğunuz için suçlu değilsiniz ve bu mesajı çocuğunuza vermeyin.

Üzerinize düşen görevleri yaptıktan sonra çocuğunuza bebeği kabullenmesi için zaman verin!

Doğumdan sonraki ilk haftalar ve aylardan sonra her şey yoluna girecek ve çocuğunuz, kardeşi olduğu için mutlu olacaktır. Bu süreçte güçlü olmanı, önceden bir program hazırlamanız ve bir pedagogdan yardım almanız hem sizin, hem de çocuğunuzun psikolojisi açısından çok faydalı olacaktır. Önemli olan üzerinize düşen görevleri yapmanız. Bunları yaptıktan sonra olayı akışına bırakmalısınız.

Kaynakça: Pedagog Psk. Dan. Sevil Yavuz Gümüş

Share Social