Okul öncesi eğitim; çocuğu bilişsel, sosyal, duygusal ve fiziksel olarak hayata hazırlar. Çocuğumu neden anaokuluna göndermeliyim diye düşünüyorsanız anaokulunun faydalarından tereddüdünüz olmasın. Anaokulunun çocuklar üzerindeki iyi etkileri…

Anaokulunun en faydalı özelliklerinden birisi şüphesiz, çocuğun anaokulunda evdeki ”çocuk” rolüyle bulunmamasıdır. Çocuk evde annesinin kıymetlisi, babasının bir tanesidir, babaannesinin dokunulmazı, dedesinin dünyasıdır. Ev çocuğun alanıdır, anne ve babalar ne kadar bu duruma düşmeyi istemeseler de özellikle evde tek çocuk varsa evdeki kurallar değişken ve esnektir. Beslenme düzeni bebeğe göre düzenlenir. Paylaşım yoktur. Oyunları tektir. Sınırları çoğu zaman belirsizdir. Bu nedenle anaokuluna gitmenin çocuğa; Sosyallik, bilişsel hazırlanma, beden farkındalığı ve duygusal hazırlanma gibi etkileri vardır.

Sosyalleşme

Çocuk anaokuluna başladığında artık orada bir ”birey” olarak bulunur. Anne ve babasının dünyasından sınıfın 15 değerli öğrencisinden biri olur. Her şeyden önce sosyalleşir. Kendisi gibi 15 farklı çocukla bulunmak bile başlı başına bir gelişmedir. Bu yeni deneyim çocuk için aynı zamanda bir eğitimdir. Sıra ile iş yapmayı, paylaşabilmeyi, karşısındaki kişileri dinlemeyi, kendini ifade edebilmeyi, iş birliği yapmayı, yardım etmeyi, yardım almayı öğrenirler.

Bir çocuğun yaşıtları ile beraberken yaşadığı deneyimleri dünyanın ne iyi sistemi bile olsa bir yetişkinin aktarması imkansızdır. Erken yaşta sosyalleşme becerileri edinmek çocuklar karşılaşacağı her ortamda katkı sağlar. Anaokulu neden önemlidir? sorusunun ilk ve en önemli cevabı budur. Anaokulu gereklidir çünkü çocuk evde öğrenemeyeceği sosyalleşmeyi burada öğrenir.

Bilişsel Hazırlama

Anaokulu sosyalleşmeyi sağlamasının yanında, çocuğun zihinsel gelişimini de destekler. Temel matematik, eşleme, sınıflama becerileri (tane kavramı, sayı sayma vb.)  okuma yazma ön hazırlıkları vb.  akademik eğitimlerle çocuğu bilişsel olarak hazırlar. Bu becerileri evde de kazanabilirsiniz ama anaokulu ortamındaki gibi düzenli ve belli saatler içerisinde aşama aşama yapamayabilirsiniz. Kendisi gibi bir çok çocukla öğrenme tecrübesi yaşamasını evde sağlayamazsınız. Ayrıca çocuklar birbirlerinden etkilenerek de öğrenme gerçekleştirirler.

Duygusal Hazırlanma

Anaokulunun önemli özelliklerinden biri çocuğu duygusal olarak hazırlamasıdır. Birincisi çocuğu duygusal olarak okul hayatına hazırlar. İkincisi ise çocuk bir yetişkin tarafından tek bir bilgiyi diğer yaşıtları ile paylaşmayı öğrenir, bu da çocuğa duygusal olgunluk kazandırır.

Beden Farkındalığı

Anaokulunun önemli özelliklerinden bir diğeri ise çocuğun beden farkındalığı kazanmasıdır. Erken yaşta yapılan fiziksel etkinlikler çocuğun bedenini tanımasını, hareket koordinasyonunu ve beden disiplinini sağlar. Hem çocuğun gelecekteki yaşam felsefesini etkiler, hemde vücut kas gelişimini sağlar.

Özetleyecek olursak anaokulu faydalı mıdır? sorusunun cevabı kesinlikle evet olacaktır.

  • Çocuklarınızın yaşıtları ile bir arada sosyalleşerek bir arada öğrenim deneyimleri yaşamasını,
  • Bir arada olmanın getirdiği bazı sosyal kural ve sınırların öğrenilmesini,
  • Beden farkındalığı kazanmasını,
  • Kendini daha iyi ifade edebilmesini,
  • Düzenli beslenme alışkanlığı kazanmasını,
  • Öz bakım becerilerini güçlendirmesini,
  • Okuma yazma hazırlık becerileri edinmesini,
  • Toplumsal yaşama dair deneyim kazanmasını ve en önemlisi bağımsız bir birey olmasını istiyorsanız mutlaka anaokulu eğitimi aldırmanızı tavsiye ederiz.

Kaynak:Okul

Bebeğinizin zihinsel, sosyal,fiziksel, duygusal olmak üzere gelişimi 4 farklı alanda sürdürülür. Yani sadece mama verip uyutmakla bebeğinin sağlıklı bir şekilde gelişmesini sağlayamazsınız. Çocuğunuz bitki değil; o bir insan!
0-6 yaş arasını kapsayan erken çocukluk dönemi, gelişimin en hızlı olduğu dönem. Bu nedenle okul öncesi eğitim, çocuğunuz için hayati öneme sahip. Bu verimli dönemi en iyi şekilde geçirmenin yolu ise çocuğunuzun anaokuluna göndermekten geçiyor. Psikolog Ceren Şengel’le görüştük ve senin için kitaplar karıştırıp çok faydalı bir yazı hazırladık.
Anaokulu çocuğuna neler kazandırır?

Anaokulunun önemli yanları, bazı anneler için çocuklarını belli saatlerde bir yerde bırakabilmenin avantajından geliyor. Fakat kreşin çocuklara sağladığı faydalar bundan çok daha fazlası. İşte onlar:

Sosyalleşme

Çocuğunun yaşıtlarıyla bir arada bulunması, anne ve babası ile örülü dünyadan çıkıp hayata adım atması, arkadaşlık kavramını öğrenmesi gerekiyor. Dış dünyayla iletişim kurabilmesi ve kendi yaşıtlarıyla beraber birey olduğunun farkında olabilmesi için kreşe gitmesi çok önemli.

Öz güven

Okul öncesi eğitim alan çocuklar dişlerini fırçalamayı, kendi başına yemek yemeyi, oyuncakları ile oynadıktan sonra onları yerine koymayı, saatinde uyumayı ve daha birçok öz bakım gerektiren davranışı öğrenirler. Bu da onlara öz güven kazandırır.

Ebeveyn olarak sana nasıl sorumluluklar düşüyor: Çocuğunuzun Kişiliğine Zarar Vermeden Büyütmek İçin Adem Güneş’in Bu Sözlerine Kulak Ver!

Paylaşmayı öğrenme

Yaşıtlarıyla beraber günlerini geçiren çocuğun, anaokulunda okul öncesi etkinliklere katılma, başkaları ile aynı masada oturma, oyuncak paylaşma gibi durumları çok daha kolay ve doğal bir şekilde içselleştirir.

Başkalarına saygı duyma

Sosyalleşmenin bir getirisi olarak anaokulunda çocuğun, diğer çocukların ve öğretmenlerinin isteklerine/fikirlerine saygı duymayı öğrenir. Hayatta sadece kendisinin olmadığını bilir, herkesin farklı öncelikleri ve ihtiyaçları olduğunu kavrar. Saygılı ve anlayışlı bir insan olma yolunda kocaman bir adım atmış olur.

Motor ve bilişsel becerilerin gelişmesi

Oyunlar ve kesme, yapıştırma, boyama gibi anaokulu etkinlikleri, çocuğunun motor gelişimine katkı sağlar.

Nesneleri eşleştirme, sınıflandırma, gözlem yapma, soyut düşünmeyi sağlayan etkinliklerle matematik becerileri gelişir.

Resimli kitapları okuma, çizim ve boyama yapma etkinlikleri ile erken yaşta okuma ve yazma becerisini geliştirir.

Dil gelişiminin desteklenmesi

Çocuğun kreşte kendini ifade edebilecek oyunlar oynayarak, şiir ve hikaye okuyup anlatarak dil gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlar. Dili yaşayarak, dinleyerek, konuşarak, etkileşimde bulunarak kullanma imkanına sahip olur.

Spor alışkanlığı kazanma

İyi anaokullarında çocuklar için ayrılan spor saatleri var. Çocuğunun enerjisini atmasını sağlayacak ve kas gelişimini destekleyecek spor etkinlikleri, aynı zamanda ona spor yapma alışkanlığını da erkenden kazandıracak.

Öğrenme alışkanlığı kazanma

Oyunlarla ve etkinliklerle öğrenme serüveni, çocuğunun ileriki yaşları için çok sağlam bir temel oluşturur.

Öğrenme, yaşam boyu devam eden bir süreç. İlkokula kadar evde kendi başına oyun oynayan ve bilişsel/motor gelişimini destekleyecek aktivitelerle büyümemiş bir çocuk için öğrenme kavramı, yabancı ve zor bir kavram olacaktır, dikkat!

Konsantrasyon becerisi kazanma

Anaokulu bilmeceleri, oyunları ve etkinlikleri ile çocuğunun zihni her an canlı kalır, yaratıcılığı artar. Böylesi yoğun bir okul öncesi eğitim de çocuğuna dinleme, yönergeleri takip edebilme, görevleri tamamlama gibi beceriler olarak döner.

Düzenli yaşama uyum sağlama

Yemek, uyku, anaokuluna giriş ve çıkış saatleri, çocuğunun düzenli bir hayata uyum sağlamasını kolaylaştırır. Aynı zamanda arkadaşlarını düzenli olarak görür ve onlarla sürekli paylaşım içinde olur.

Gelişim sürecinin takip edilmesi

Çocuğunu anaokuluna gönderdiğinde sosyalleşme, konstantrasyon, öğrenme gibi konularda sorun yaşayıp yaşamadığını erkenden öğrenme imkanın olur. Örneğin çocuğun dikkat dağınıklığı yaşıyorsa ya da fazlasıyla içine kapanıksa bu sorunlar için erkenden önlem alabilirsin.

Her çocuk özeldir, illa belli yaşlarda belli becerilerin kazanılması gerek diye bir durum söz konusu değil. Elbette bu, kişisel farklılıklar olmadığı sürece. Bunun dışında çocuğunda gelişimsel bir gerilik olup olmadığının tespiti elbette çok önemli.

Mesela konuşma becerisi ele alındığında çocukların 13 aylıkken tek kelime konuşması, 18 aylıkken iki kelimelik cümle kurması beklenir. 6 aylık bir gecikme normal kabul edilir, bu süre geçtiği halde çocuğun konuşamıyorsa bir uzmanın yolunu tutmanın vakti geldi demektir. İşte bu durumların saptanması açısından çocuğunu anaokuluna göndermen çok faydalı.

Potansiyeli yüksek bir çocuğa anaokulunun faydaları nelerdir?

Çocuğun yaşının ilerisinde gelişime sahipse, zengin uyaranların bulunduğu bir ortama erkenden girmesi, gelişimini hızlandırmayı sağlar. Yeteneklerinin keşfedilip doğru alana yönlendirilmesi açısından da anaokulu, çocuğun için çok faydalı olur.

Peki, anaokulunun zararları var mı?

Kreş söz konusu olduğunda bazı anneler için çocuğu erken yaşta evden koparmak, dramatik bir durum olarak görülür. Anaokulunun zararlarından bahsedebilmek için anaokulu kötü olması, yani okul öncesi eğitimin, etkinliklerin, eğitmenlerin uzmanlıklarının yetersiz olması gerekir.

Örneğin oyun gruplarının, spor aktivitelerinin, motor, bilişsel, dil ve duygusal gelişimin desteklendiği etkinliklerin yeterli ve çeşitli olması, anaokulu seçiminde değerlendirmen gereken ilk etmenler.

Özetle; anaokulunu gereksiz bir şey olarak görme. Bu yaşları çocuğunun gelişiminde altın dönem olarak görebilirsin. Ona destek ol, çocuğunuzu doğru yönlendirin, hayat boyu kuracağı ilişkiler ve edineceği başarılar için sağlam bir zemin hazırla!

Kaynak: Anneysen

Çocuklarımız önemseyen bir anaokulu olarak içinden geçtiğimiz bu zor dönemde siz velilerimizin bu süreci nasıl anlatması gerektiği konusunda zorluklar çektiğinizi biliyoruz. Elbette bizlerde sizlere daha doğru ve iyi bilgi aktarmak isteriz. “Korona virüsünü çocuklarımıza nasıl daha iyi anlatırız” adlı bir çalışma yapalım derken bunu çok başarılı ve görsel olarak anlatan bir kaynağa rastladık.  Öncelikle emeği geçen kişilere gerçekten çok teşekkür ederiz. (Kaynağımızın linki için lütfen Tıklayınız) Aşağıda bulacağınız çizimler gayet net, hoş ve güzel bir anlatıma sahip lütfen çocuklarımızı bilgilendirelim.

 

 

 

Sağlık bakanlığının uygulaması olan “Hayat EveSığar” uygulaması ile artık kendinizi ve çevrenizi daha güvenli hale getirebileceğinizi biliyor muydunuz?

vAndroid telefon ve ios uygulaması kullanan telefonlar için çıkartılan uygulamalarla hangi bölgelerin nekadar riskli olduğunu öğrenebildiğiniz gibi bu uygulamayı kullanan kişilerin ve çevrenin risk durumunu da öğrenebiliyorsunuz.

Kurum olarak çıkardığımız Kare kotu okutarak varsa bir risk bunu görmeniz mümkün. Kendini ve diğer kişileri korumak isteyen herkesin bu uygulamayı indirmesinin faydalı olacağına inanmaktayız.

bizim kare kodumuz aşağıdaki gibidir. Aşağıdaki “Hayat Eve Sığar” kodunu tarayarak güvenli olup olmadığımızı görebilirsiniz.

Tüm halkımıza sağlıklı günler diliyoruz.

Çocuklarımızın bütün tatlı anlarını kaydetmek istiyoruz. Acaba bir de kameraman olmalarına izin verirsek neler olur?

Günümüz çocuklarının 10-15 veya 30-40 yıl önceki çocuklarımızla karşılaştırmaya asla yeltenmeyin çünkü sadece kullanılan araçlar değil artık algılar farklılaştı. Teknoloji tüm hayatımızı neredeyse şekillendiriyor bu sadece bizler için değil çocuklarımız için daha da fazla geçerli.

Günümüzde çocukların birçoğu, kamera karşısında bolca vakit geçiriyor, bu ister bir fotoğraf makinesi ister bir cep telefonu kamerası olsun fark etmiyor hayatın gerçeklerini vizör arkasından fakat büyüklerin görmediği anlamadığı şekilde de geçirebiliyorlar.

Peki, bu vakti kendi çocuklarınızda deneseniz ve sonra algılarını ve gördüklerini inceleseniz neler görürsünüz, hiç düşündünüz mü?

Hayatı bir çocuğun gözlerinden görmek, dünyayı keşfedişlerini izlemek, yaratıcılıklarının ve meraklarının gözler önüne serilmesine tanık olmak, inanılmaz bir duygu. Tüm bunları görmek ve şahitlik etmek istiyorsanız yapacağınız tek şey çocuğunuzun eline neden bir kamera vermek.

Olası görecekleriniz nelermiş bakalım?

1. Kamera çocuğunuzun merak duygularını serbest bırakır

Çocuklar, doğaları gereği meraklıdırlar. Bir kamera edinmelerini sağlamak, bir kapıyı açıp  dolaşmalarına izin vermek gibidir. Dolanırken, zum yaparken, gözetlerken ve yol boyu fotoğraf çekerken en küçük şeyler bile ilginç hale gelir. Çocuklar, eğlenceli açılar, özgün perspektifler bulmada yeteneklidirler. Asla fark edemeyeceğimiz şeyleri, ellerinde bir kamera ile kolaylıkla keşfedebilirler.

2. Kamera çocuğunuzun bireysellik hissini artırır

Hepimiz biliyoruz ki her çocuk özeldir. 20 çocuğu ellerinde kameralarla aynı şeyi görüntülemeye yollasanız, karşılığında 20 farklı fotoğraf elde etmeniz olasıdır. Bir çocuğa kamera vermek, gerçekten de bireyselliklerini ve özgünlüklerini vurgulayan bir etkiye sebep olur.

3. Kuralsızlığın kuralları.

Bazı çocukların fotoğrafçılığa olan ilgileri arttıkça, daha güçlü fotoğraflar için bazı ‘kuralları’ keşfetmek isteyebilirler; fakat eğlence, keşfetme ve ifade adına, sınır oluşturan tek şey gökyüzüdür. Bir sanat etkinliğinde bulunan herkes, estetiğin ve sanatın spekülatif olduğunu bilir – dolayısıyla fotoğrafın çok parlak, karanlık, bulanık ya da ters olması hiç önemli değildir. Çocuk seviyorsa, zaten özeldir.

4. Erişilebilirdir.

Kameralar, okuma ya da yazma gerektirmezler. Hatta aynı dili bile konuşmanıza gerek yoktur. Görselin kendisi, evrensel bir dildir. Bu özelliği, tüm çocuklar için erişilebilir olmasını sağlar: küçük çocuklar için, okulda sorun yaşayan çocuklar için, engelli çocuklar vs, tüm çocuklar için.

5. Anında sevindirir.

Bas ve çek. Bu kadar basit. Çocuk gördüğü anda çeker ve sonuçlara bakar. Bazı çocuklar memnuniyetlerini rötarlı yaşasalar da  dünya genelinde birçok çocuk, sanatlarını bir anda ellerine almaktan büyük keyif duyarlar.

6. Görmeyi öğrenmek sadece yetişkinlere has değil çocuklar da  isterler.

Bazı çocuklar doğuştan oldukça gözlemcidirler; kimliklerinin bir parçasıdır. Bazıları ise detayları ve incelikleri saptamada güçlük çekerler; daha çok büyük resmi görürler. Çocukların fotoğrafçılığa hangi açıdan yaklaştıkları önemli değildir; fotoğraf, görmelerini sağlar. İnsanları, renkleri, dokuları, böcekleri ve küçüklerin hayatını, uzun ağaçları ve büyüklerin hayatlarını, zıtlıkları, hareketi, güzel şeyleri, çirkin

7. Güçlendiricidir.

Tüm bu sebepler göz önünde bulundurulduğunda, bir çocuğun eline kamera vermek, ona kendini ifade edebileceği bir araç vermektir. İfade, yaratıcılık, keşfediş ve ifadenin somut hali (görsel) desteklendiğinde, çocukların hem içinde bulundukları dünyayı hem de kendilerini daha derin bir şekilde keşfetme istekleri de güçlendirilmiş olur.

Denemeye değmez mi?

Bildiğiniz üzere tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de pandemi devam etmek. Tüm risklerden uzak kalabilmek için elden geldiğince hepimiz kişisel önlemimizi alsak dahi toplu yaşam alanlarında gerekli önlemlerin maksimum şekilde alınması gerektiği de malum.

Peki Biz Nar Sanat Anaokulu olarak ne gibi önlemler aldık? Aşağıda sizlere bu konu hakkında yardımcı olacak yazımızı okuyabilirsiniz.

1.       Sınıf kontenjanlarımız Aile Çalışma ve sosyal hizmetler bakanlığı ve Milli eğitim bakanlığının belirlediği standartlara göre düzenlenerek genelgelere göre kontenjan sayılarımız güncellenir.

2.       Sınıflarımız her gün öğrenciler kurumdan ayrıldıktan sonra sodyum hipoklorit ( çamaşır suyu) ve çok amaçlı dezenfektan ile temizlenir.

3.      kurumuzun girişinde velilerimiz çocuklarını alıp bırakırken sosyal mesafeye uymaları amacı ile bekleme noktaları oluşturulur.

4.       kurumumuzun girişinde dezenfektanlı antibakteriyel hijyen paspası bulunur.

5.       kurumumuzun sınıflarında ve  ortak kullanım alanlarında el dezenfektanı bulunur.

6.       ortak kullanım alanları ( bahçe  oyun salonu)  farklı saatlerde kullanılır.

7.       öğrenciler ortak kullanım alanlarından ayrıldıktan sonra kullandıkları materyallerin temizlik ve hijyeni görevli personel tarafından hemen yapılıp kayıt altına alınır .

8.        öğrenciler bahçe ve oyun alanına çıktıklarında sınıflar havalandırarak temizlenir ve dezenfekte edilip kayıt altına alınır.

9.       sınıflar ve ofisler yarım saatlik aralıklarla doğal havalandırma yolu ile havalandırılması sağlanır.

10.   çöp kutuları ayrıştırılarak ( maske eldiven yiyecek vb.) Hijyen kurallarına göre toplanıp saklanarak atılır.

11.   sınıflarımız da pelüş oyuncak kukla halı vb. Materyaller bulundurulmaz.

12.    sınıflardaki materyalleri öğrenciler bireysel olarak kullanır.

13.    materyaller her kullanımdan sonra temizlenerek öğrencilerimizin kendilerine ait olan dolaplarına kaldırılır.

14.   Sınıflar da dezenfekte edilecek oyuncaklar için ayrı bir kutu bulunur.

15.   öğrencilerimizin masadaki yerlerine ve sandalyelerine isimleri yada kendi seçtikleri logoları yapıştırarak sabit oturmaları sağlanır.

16.   öğrencilerin hijyen için kullandıkları bireysel malzemeler kendi özel dolaplarında saklanır.