cocuklar-icin-felsefe-egitimi
ÖZET

Çocuklar için felsefeyi çocukların, bir metin, öykü ya da örnek olaydan yola çıkarak bilgi, doğru, gerçek, güzel, adalet gibi felsefi kavramları bir yetişkin rehberliğinde tartışmaları olarak açıklayabilirim. Çocuklar için felsefe, pek çok alanda ve okul öncesinden liseye kadar pek çok yaş grubunda kullanılabilecek bir yaklaşımdır. Ondan eğitim sistemlerinin eksiklikleri düşünülerek yararlanılmalıdır ancak Türkiye’de çocuklar için felsefe yakından tanınmamaktadır. Bu araştırma, çocuklar için felsefe eğitiminin, ilkokul 3. sınıf öğrencilerini bilişsel, duyuşsal ve sosyal alanlarda nasıl etkilediğini tespit etmeyi amaçlar. Araştırma Türkiye’deki okullarda, çocuklar için felsefenin neden ve nasıl kullanılacağı konusunda bize ipucu verecektir. Bu çalışmayı 14 hafta, toplam 28 saat sürecinde nitel araştırma yöntemi kullanılarak yürüttüm. Çocuklarla felsefe yapmak üzere hazırlanan ders planlarını iki ayrı sınıfta, 48 öğrenciye, iki öğretmen uyguladı. Ders planlarını uzman görüşleri çerçevesinde çocuklarla felsefe yapmak üzerine seçilen Kumkurdu adlı çocuk kitabı eşliğinde hazırladım. Araştırmada katılımcı gözlemci rolü ile sınıflarda yer aldım. Doküman analizi kapsamında günlükler, ev ödevleri ve sınıf içi yazılı etkinliklerden yararlandım. Süreç sonunda ise iki öğretmen ve 28 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yaptım. Elde edilen verileri içerik analizi yoluyla inceledim. Süreç sonunda öğrencilerde bilişsel alanda, felsefe, felsefe soruları ve filozofların özelliklerini anlama, kavramlar arası ilişki kurma, kavramları günlük hayatla ilişkilendirme, düşünme hatalarını kavrama, düşünmeye yönelme, farklı açılardan düşünme gibi değişimler meydana geldiğini söyleyebilirim. Duyuşsal alanda ise filozoflardan, felsefeden hoşlanma ve kavramlara yönelik farkındalıklar söz konusu oldu. Sosyal alanda ise öğrencilerin sorun çözme ve birbirlerini tanımaları noktasında değişimler yaşandı. Bulgular, çocuklar için felsefenin, eleştirel düşünme ile vatandaşlık ve değer eğitimine katkı sağladığına ve öğretmenlerin bilgiye yönelik inançlarını değiştirdiğine ilişkin yapılan araştırmalarla örtüşmektedir. Ayrıca çocukların somuttan soyuta doğru bir düşünme süreci izledikleri, kavramlara toplumsal açıdan yaklaştıkları, bir sorunun birden fazla doğru cevabı olabileceğini anlamları da araştırmanın önemli bulgularındandır. Bununla birlikte tartışma sürecinin çocukları üst düzey düşünme becerilerine taşıdığını söylemek güçtür. Bu durumu büyük oranda öğretmenlerin geleneksel tutumuyla açıklayabilirim. Çocuklar için felsefenin Türkiye’de de yaygınlaşması gerektiğini, bunun için onun etik, demokrasi, eleştirel düşünme, vatandaşlık eğitimi, tartışma becerileri ile ilişkisi üzerine her sınıf düzeyinde araştırmalar yapılabileceğini söyleyebilirim. Araştırmalardaki öğretmen eğitimi sürecinde ise tartışma yönetimi ve felsefi bilgiye yeteri kadar zaman ayrılmalıdır. Bunun dışında çocuklar için felsefenin eğitim programlarıyla bütünleşmesi için çalışmalar yapılabilir. Araştırmalar devlet okullarında ve özellikle Düşünme Eğitimi, Medya Okuryazarlığı, Vatandaşlık ve Demokrasi Eğitimi gibi seçmeli derslerde yürütülebilir. Çocuklar için felsefe ayrı bir ders olarak okullarda yer alabileceği gibi diğer öğretim programlarıyla da bütünleştirilebilir. Öğretmen yetiştirme kurumlarında ise Çocuklar İçin Felsefe ve Düşünme Eğitimi gibi dersler ya da yüksek lisans programları açılarak öğretmen adayları gerekli eğitim sürecinden geçebilir. Bu araştırma çocukların, felsefeden felsefe soruları ve filozoflardan hoşlanabileceklerini ve ilgilerini çekebileceğini de göstermiştir. Çocukların felsefeyi anlayamayacağı düşüncesinden vazgeçilmesi gerektiğini, felsefenin ve filozofların küçük yaşlarda çocukların hayatına girmesi gerektiğini belirtebilirim.

Nihan AKKOCAOĞLU ÇAYIR

 

Makaleyi buradan indirebilirsiniz.