Çocukların kendi bedenlerini koruması için henüz erken demeyin! Ebeveynler çocuklarının her zaman her dakika yanlarında olamayabilir, koruyamayabilir bu gibi durumlarda çocukları bilinçlendirmek çok önemlidir. Çocukların bedenleri, dünyaya geldikleri ilk günden itibaren kendilerine ait, özel ve değerlidir. Belli bir yaşa gelene kadar bakımlarının ve ihtiyaçlarının yetişkinler tarafından karşılanması bu gerçeği değiştirmez. Yetişkinlerin sorumluluğu; çocukların bedenlerine ve bedensel sınırlarına saygı göstermek, bedensel söz haklarını yok sayan davranışları durdurmaktır.

Çocuklar üzerinde yanlış yapılan davranışlar

  • Onay almadan öpmek, sevmek,
  • Size ya da bir başkasına sarılması için ısrarcı olmak,
  • Öpmesi ya da sarılması karşılığında vaatlerde bulunmak
  • Öpmediğinde ya da sarılmadığında araya mesafe koymak, küsmek,
  • Hoşlanmadıkları davranışları (lakap takma, gıdıklama, sıkıştırma, mıncıklama, el şakası…) devam ettirmek,
  • Giysilerini, iç çamaşırlarını ya da bezini her yerde değiştirmek,
  • Öz bakım sorumluluğunu üstlenebilecek yaşa geldiği halde tuvalet sonrası temizliğini yapmak,
  • Banyo yaptırmak gibi konularda ısrarcı olmak.

Bu davranışlar çocuklara kendi bedenleri üzerinde kontrol sahibi olmadıklarını sizin ve başka yetişkinlerin, bedenlerine istedikleri zaman ve istedikleri şekilde dokunmaya hakları olduğunu düşündürür. Kendilerini güvende ve rahat hissettikleri alanı yok saymak anlamına geldiğini düşünürler bu da kişisel sınırlarını oluşturmalarını zorlaştırır.

Akrabaların ya da yakınların davranışlarının sınır ihlali, şiddet ya da istismar olamayacağını düşünmelerine neden olur; bu kişilerden gelen ihlallere karşı savunmasız kalmalarına yol açar.

Çocukları kendi sınırlarını tanımlayıp ifade edebilmeleri ve başkalarının sınırlarını ihlal etmemeleri için desteklemenin yolu, doğdukları günden itibaren sınırlarına saygı göstermek ve kişisel alanlarını ihlal etmemekten geçer. Başkalarının sınırlarını ihlal eden çocukların çoğunun sınırları sıklıkla ihlal edilen çocuklar olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Sınır eğitimi çocuğa “doğru davranış listesi” verip bunlara uygun davranmasını bekleyerek yapılacak bir şey değildir. Etkili ve en doğru olan yöntem başkasının eşyalarını karıştırmama ya da izinsiz almama tuvalet, banyo, soyunma odası, yatak odası gibi alanlara kapıya vurmadan girmeme, kendi yatağında uyuma, başkalarının yalnız kalma ihtiyacına saygı duyma, onay almak için ısrarcı olmama, başkalarının “hayır”larını duyma ve dikkate alma gibi konular üzerine çocukla konuşmalar yapmak, sınırlara birlikte karar vermek ve bu sınırlara uyarak örnek olmaktır.

Diğer önemli olan kısım ise yetişkinlerde, çocuklardan her zaman izin istemeli ve onay beklemelidir. “Gel bana sarıl” yerine “sana sarılabilir miyim?” demek ve cevap “hayır” ise ısrarcı olmamak, doğrudan elini tutmak yerine “elini tutabilir miyim?” diye sormak, gibi soruları günlük hayatın bir rutini haline getirmek önemlidir.

Böylece çocuk bedenine yönelik izinsiz müdahalelerin kabul edilemez olduğunu ve başkaları ile kurduğu ilişkilerde onay alması gerektiğini öğrenmiş olacaktır.