Okul öncesi dönem çocuklarının kodlama (elektronik ve dijital aletlerle değil basit gereçlerle)ile erken yaşta tanışması ileriki hayatlarında kodlamayı daha kolay anlamalarına ve uygulamalarına yardımcı olur. Bununla birlikte erken yaşta kodlama eğitimi almaya başlayan çocukların gelişimleri de olumlu olarak etkilenmekte. Kodlama sırasında karşılarına çıkan problemleri çözmeye çalışırken problem çözme becerileri, arkadaşları ile etkinlik boyunca etkileşim halinde oldukları için iletişim becerileri gelişir. Okul öncesi gruplarda kullanılan kodlama materyalleri, hikayeler, oyunlar aracılığı ile çocuklara öğretilir. Bu sayede çocuklar deneyerek ve eğlenerek öğrenirler.

Kısaca özetleyecek olursak okul öncesi gruplarda kodlama çalışmaları, doğru adımlarla uygulanırsa, problem çözme, grup çalışması, yaratıcı düşünme gibi birçok 21. Yüzyıl becerisinin arttırılmasını, bu yaş grubunda verilecek kazanımların deneyerek eğlenerek kalıcı olarak öğrenilmesini ve bilim, teknoloji, matematik, mühendislik gibi konularda çocukların küçük yaşta bilgi sahibi olmalarını sağlar.

Neden robotik kodlama?  Sorusuna cevap vermeden önce bebek ve çocuklarda “zeka gelişimi nedir” sorusuna bir bakalım:

Genel anlamda zekanın tanımı konusunda pek çok farklı yaklaşım mevcuttur.. Daha Eski yaklaşımlara göre “zeka, doğumla birlikte belirlenmiş olan, sabit ve kesinlikle değiştirilemeyecek bir kavram olarak görülür, sayısal olarak ifadelendirilir ve çocuklar bu veriye dayanarak belli seviyelere göre sınıflandırılırlardı.”

Yeni anlayışa göre ise;  zekâ, tek bir kavram değildir, birçok alt yetenekten meydana gelir. Bu yetenekler doğuştan getirildiği gibi sonradan da kazanılabilir ya da geliştirilebilir. Bu anlayışa göre zekâ, çocukları sayısal verilere dayanarak sınıflandırmaktan ziyade, onların içlerinde var olan potansiyelleri anlamak, hangi alanlarda daha başarılı olabileceklerini ortaya çıkartmak için kullanılır.

Çoklu zeka kavramı 1983 yılında Howard Gardner tarafından geliştirilmiştir. Bu kurama göre zeka, içinde bulunduğumuz sosyal ortamda yararlı şeyler yapabilmek, problemlere çözüm üretebilmek ve değişimlere ayak uydurup, yaşamı devam ettirebilmek için her kişide bulunabilecek yetenek ve beceri alanlarıdır. Her bireyde bu alanlar farklı düzeylerde bulunabildiği gibi, uygun imkanlar sağlandığı takdirde her birey bu alanları geliştirebilme kapasitesine de sahiptir. Bu kurama göre 8 çeşit zeka vardır: sözel-dilsel zeka, mantıksal-matematiksel zeka, görsel-mekânsal zeka, bedensel-kinestetik zeka, müziksel-ritmik zeka, kişilerarası-sosyal zeka, kişisel-içsel zeka ve doğacı-varoluşçu zeka. Bu zeka alanları birbirleri ile iletişim halindedir ve bir iş yapılırken tek başlarına değil, bir kaçı bir arada kullanılırlar. Örneğin, bir öğrenci coğrafya sınavı sırasında hem sözel-dilsel, hem de görsel-mekânsal zekasından faydalanır.

İşte şimdi tüm bunların ışığında şimdi robotik kodlamayı daha iyi anlayabiliriz.

Neden Robotik Kodlama?

Günümüz dünyası artık teknolojinin hayatın her aşamasına girdiği ve teknolojinin gerek girdi ve gerekse çıktı olarak değer bulduğu “onsuz” yapılamayacağı açık olan bir dönem içindeyiz.

Günümüzde yaşanan teknolojik devrim içerisinde çocuklarımızı bu gelişmelerden uzak tutmamızın mümkün olmadığını göstermektedir. Kaldı ki uzak kalmaları çağın gerisinde de kalmalarına yol açabilecektir. Fakat bildiğiniz gibi çocukların öğrenme sürecinde “ne, nasıl? ’dan başlayıp uzayıp giden sorulara veli olarak bizler dahi zaman zaman cevap vermekte zorlanabilmekteyiz.

Dolaysıyla günlük hayatın her noktasında kullanılan sistemleri ana çalışma yöntemini en basitten en karmaşığına doğru öğrenme ve mantığını çözme yöntemi robotik kodlama yoludur. Başademeyeceğiniz sorularla karşılaşmamak için veya daha rahat ifade edebilmek için gerekirse ebeveynlerin dahi belirli düzeyde de olsa dersin mantığını anlamalarında fayda olduğuna inanmaktayız.

Bunların dışında günlük hayatımıza hızla giren ve yerleşen bu sistemlerin çocuklar üzerinde olan olumsuz etkileri düşünüldüğünde de ebeveynlerin bu konudaki endişeleri artmaktadır. Durum böyle olunca işe temelden çözüm bularak bu alet, gereçlerin gerçek hedef ve ne için, nasıl kullanıldığını ve nasıl yaptıklarını çocuklarımıza daha küçüklükten başlayarak öğretmek ileride buna ayıracakları vaktin daha organize olmasını sağlayacağı gibi zekasal gelişimine de katkıda bulunacaktır.

Elbette bizim burada bahsettiğimiz elde kağıt kalemle kod yazmak veya tablet, bilgisayar gibi araçlarla kod yazmak değil bahsettiğimiz okul öncesi çocuklara okul çağına gelmeden önce kodlamanın ve bir şeye ulaşmanın mantığını aktarmak. Dolaysıyla okul öncesinde kodlamada kullanılacak araç gereçler bu anlamada teknik aletler değil basit gereçlerden oluşmaktadır.

Başka bir yaklaşımda şu şekilde anlatılmaktadır.

Kodlama Neden Önemli?

Günümüzde, eğitimde kodlamadan sıkça bahsedildiğini duyuyoruz. Peki neden kodlama bu kadar önemli? Öğrenme sürecinde somut kavramlar sözkonusu ise öğrenmek kolaydır. Örneğin, coğrafya dersinde dokunabildiğimiz bir küreyi çevirerek dünya haritasında ülkelerin yerini öğreniriz.  Kendimiz küreyi çevirip istediğimiz ülkenin nerede olduğuna kendimiz bakarız. Ya da kimya dersinde suyu kaynatırken kaynama noktasını termometreden görerek öğrenmek bizim için çok rahattır. Fakat matematik ve fen bilimlerinin bir çok konusu soyut kavramlardır. Geçmişte İlk okulda saymayı öğrenirken fasulye ve ceviz gibi somut nesneler kullanılırdı. Aslında bu yöntemler soyut kavramları öğrenebilmemiz için o dönemin araçlarıydı. Hızla dijitalleşen dünyamızda artık soyut kavramları somutlaştırmaya ya da en azından görsel hale getirmeye yarayan yeni araçlara sahibiz. Öğrenmeyi kolaylaştıracak araçlardan en önemlisi bilgisayar  ve ardından internet olmuştur. Günümüzde ise daha özel bir alan olan kodlama ön plana çıkmıştır.

Kodlama eğitiminin çocuklara erken yaşta kodlama eğitimi verildiğinde, sistematik düşünme, problem çözebilme ve olaylar arasındaki ilişkileri görebilme yetenekleri gelişmektedir. Bilgisayar alanında Bill Gates (Microsoft), Mark Zuckerberg (Facebook) gibi çok önemli isimlerin hepsinin ortak özelliği küçük yaşta programlama öğrenmiş olmalarıdır. Steve Jobs bu konudaki görüşünü “Bence bu ülkede herkes bilgisayar programlamayı öğrenmeli. Bir bilgisayar dili öğrenmeli. Çünkü bu, insana nasıl düşüneceğini öğretiyor. Ben bilgisayar bilimini bir sosyal bilim olarak görüyorum. Bu herkesin öğrendiği bir şey olmalı.  ”  şeklinde dile getirmiştir.”

(Code.org sitesinden altıdır)

Çocuklar için Kodlama Eğitimi

Çocuklar, okul öncesi dönemi itibariyle kodlama eğitimi almaya uygundurlar. Oyuncaklar ve mobil oyunlar sayesinde kodlamayla tanışan çocuklar, ortalama 10 yaşından sonra yazılım dili kullanarak kodlama yapma konusunda yeterliliğe ulaşmaktadır. Özel olarak tasarlanan ve geliştirilen oyuncaklar ve oyunlar, basit komutlar verilerek kodlamanın öğrenilmesini sağlamaktadır. Belli bir hedefe ulaşmak için gerekli olan adımları bulmalarını ve bunları adım adım işletmeleri, kodlamanın temelinde yatan bir olgudur. Bu oyuncaklar ve oyunlar da bu amacı yerine getirmek için bu şekilde tasarlanmışlardır.

Kodlama Eğitimine Erken Yaşlarda Başlayan Çocuklar

Erken yaşta kodlama eğitimi almaya başlayan çocuklar; zihinsel gelişim, problem çözme becerisi, işlerin planlanması, durumlar arası ilişki kurma ve yeni fikirler üretme konusunda daha çok gelişim göstermektedirler. Ayrıca robotik kodlama ile de tanışan çocukların makinaların nasıl işlediği konusunda da temelleri oluşmaktadır. Bu sebeple zihinsel olarak bu yönde gelişmeleri, onların kodlama konusunda ileri yaşlarda daha başarılı olmalarını sağlamaktadır.

Çocukların zihinlerinin gelişmesi ve analitik düşünebilme yetenekleri kazanabilmelerini sağlamak için oldukça etkilidir. Ne kadar erken bu yetenekleri gelişirse hayatlarının devam eden kısımlarında bu yeteneği kullanmaları şansları artacak ve buna bağlı olarak daha başarılı olacaklardır

Derleyen : Tuğba KARAKAYA / N.ÖZCAN (Nar Sanat Anaokulu)

 Kaynakçalar:

-Arık, A. (1990) Yaratıcılık. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları.

-Çalik, B. ve Birgili, B. (2013). Üstün yeteneklilerin eğitimi için çoklu zeka teorisi: Eleştiriler ve çıkarımlar. Üstün Yetenekli Genç Bilim Adamlarının Eğitimi Dergisi, 1 (2), 1-12

Erkuş, A.,(1999). Zeka Konusundaki son gelişmeler–1 Yaşam boyu öğrenme ve başarıda zekanın rolü. Türk Psikoloji Bülteni, Sayı:12.

-Tahirhan AYDIN – ( Yıl 2014, Cilt 14 , Sayı 1, Sayfalar 71 – 83) Dil Öğretimi ve Oyun -Çoklu Zekâ Teorisi Işığında- Dergi park. Erişim : 1 mayıs 2021  (Howard Gardner.) Kaynak: https://dergipark.org.tr/tr/pub/daad/issue/4484/61796

-Vural,B (2004), Öğrenci Merkezli Eğitim ve Çoklu Zeka İstanbul: Hayat yayınları

-Yılmaz, M.(2002). Duygusal Zeka Düşünme Becerileri Eğitiminin Annelerin Duygusal Zeka Düzeyine Etkisi, Doktora Tezi, On Dokuz Mayıs Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü.